DEVAK - Faaliyet Raporu 2025
YİĞİTCAN KAYA İstanbul Üniversitesi Mimarlık İÜ Mimarlık Kulübü ile İstanbul’un önemli kültürel miraslarından biri olan Bukoleon Sarayı’nın restorasyon şantiyesine teknik bir gezi gerçekleştirdik. Mimarlık eğitiminde planlar, çizimler ve kaynaklar üzerinden öğrendiğimiz koruma ve restorasyon çalışmalarını tarihi bir yapının içinde, uygulama aşamasında gözlemlemek benim için oldukça değerli bir deneyim oldu. İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından yürütülen restorasyon projesi, 5. yüzyılda inşa edildiği tahmin edilen Bizans dönemine ait bu önemli sahil sarayının günümüze ulaşan bölümlerini koruyarak yeniden kent yaşamına kazandırmayı amaçlıyor. Bugün Kennedy Caddesi ve kıyı dolgusu nedeniyle denizden uzakta gibi görünse de Bukoleon Sarayı’nın geçmişte doğrudan Marmara Denizi’ne açıldığını öğrenmek, yapıyı bulunduğu çevreyle ve İstanbul’un zaman içinde geçirdiği dönüşümle birlikte değerlendirmemizi sağladı. Restorasyon çalışmaları sarayın tamamını değil, demiryolu hattı ile kıyı arasında kalan bölümünü kapsıyor. Yapının üzerinden geçen demiryolu hattı nedeniyle ortaya çıkan bu fiziksel sınır, tarihi yapıların korunmasında yalnızca mimari değil, kentsel ölçekteki koşulların da ne kadar belirleyici olabildiğini görmemiz açısından dikkat çekiciydi. Gezi sırasında sarayın günümüze ulaşan mermer cephelerinin ve mimari bölümlerinin nasıl sağlamlaştırıldığını, arkeolojik kazılarda ortaya çıkarılan sütun başlıkları ile diğer mimari parçaların nasıl korunduğunu yakından inceleme fırsatı bulduk. Özgün malzemeye ve yapım tekniklerine mümkün olduğunca sadık kalınarak yürütülen çalışmalar, restorasyonun yalnızca eski bir yapıyı yenilemekten ibaret olmadığını; geçmişten kalan izleri doğru okuyarak onları geleceğe aktarma sorumluluğu taşıdığını gösterdi. Çalışmalar tamamlandığında restore edilen bölümün açık hava müzesi olarak kent yaşamına kazandırılması hedefleniyor. Yüzyıllar boyunca farklı dönemlere tanıklık etmiş bir yapının yeniden insanların ziyaret edebileceği ve geçmişle bağ kurabileceği bir alana dönüşecek olması, bu projeyi benim için daha da anlamlı kılıyor. Bukoleon Sarayı’nı bir ders konusu olarak değil, devam eden bir restorasyon sürecinin içinde görmek; mimarlığın geçmiş ile gelecek arasında kurduğu bağı çok daha iyi anlamamı sağladı. Bu gezi, İstanbul’un zengin mimari mirasının korunmasının ne kadar büyük bir özen, bilgi ve sorumluluk gerektirdiğini yerinde gözlemlediğim, mesleki bakış açıma katkı sağlayan çok değerli bir deneyim oldu. DEVAK FAALİYET RAPORU 67
Made with FlippingBook
RkJQdWJsaXNoZXIy MjIxMTc=