DEVAK - Faaliyet Raporu 2025
DEVAK FAALİYET RAPORU 52 Yapay zekâ (YZ), son yıllarda insanlığın en önemli teknolojik gelişmelerinden biri hâline geldi. Karmaşık problemlerin çözümünden üretkenliğin artırılmasına, sağlık hizmetlerinden eğitime ve bilgiye erişime kadar pek çok alanda önemli fırsatlar sunuyor. Ancak bu hızlı gelişimin beraberinde getirdiği çevresel maliyetler de giderek daha fazla tartışılıyor. Yapay zekânın çevre üzerindeki etkisini yalnızca teknolojinin sunduğu faydalar üzerinden değil; enerji ve su tüketimi, donanım üretimi, ham madde ihtiyacı, elektronik atıklar ve veri merkezlerinin ekolojik etkileri açısından da değerlendirmek gerekiyor. 1. Enerji Tüketimi ve Karbon Ayak İzi Özellikle büyük yapay zekâ modellerinin geliştirilmesi ve çalıştırılması yüksek hesaplama gücü gerektiriyor. Milyarlarca parametre içeren modellerin eğitimi sırasında çok sayıda yüksek performanslı işlemci uzun süre çalıştırılıyor. Bunun sonucunda önemli miktarda elektrik tüketimi ve kullanılan enerji kaynağına bağlı olarak karbon emisyonu ortaya çıkabiliyor. Çevresel etki yalnızca modellerin eğitim aşamasıyla da sınırlı değil. Model eğitildikten sonra kullanıcı sorgularının yanıtlanması, görüntü ve video üretilmesi ve diğer yapay zekâ hizmetlerinin sürekli kullanılması da enerji tüketimine neden oluyor. Kullanıcı açısından birkaç saniyede gerçekleşen basit bir işlem, arka planda veri merkezleri ve gelişmiş hesaplama altyapıları tarafından yürütülüyor. Bu nedenle yapay zekânın karbon ayak izini değerlendirirken yalnızca modelin geliştirilmesini değil, tüm kullanım ömrü boyunca ortaya çıkan enerji ihtiyacını dikkate almak gerekiyor. 2. Veri Merkezleri ve Su Tüketimi Yapay zekâ teknolojilerinin temel altyapısını oluşturan veri merkezleri, çok sayıda sunucunun kesintisiz çalıştığı büyük tesislerdir. Bu donanımların çalışması sırasında ortaya çıkan ısının kontrol altında tutulabilmesi için güçlü soğutma sistemlerine ihtiyaç duyulur. Bu durum elektrik tüketiminin yanı sıra su kullanımını da önemli bir çevresel konu hâline getiriyor. Kullanılan soğutma teknolojisine ve veri merkezinin bulunduğu bölgeye bağlı olarak önemli miktarlarda su tüketilebiliyor. Özellikle su kaynaklarının sınırlı olduğu bölgelerde veri merkezlerinin artması, teknolojik büyüme ile doğal kaynakların korunması arasındaki dengeyi daha önemli hâle getiriyor. Veri merkezlerinin çevresel etkisi değerlendirilirken tesislerin hangi bölgelerde kurulduğu, kullanılan elektriğin hangi kaynaklardan üretildiği ve soğutma sistemlerinin ne kadar verimli olduğu da göz önünde bulundurulmalıdır. 3. Donanım Üretimi ve Elektronik Atık Yapay zekânın çevresel maliyetinin bir diğer boyutu ise ihtiyaç duyduğu güçlü donanımlardır. GPU'lar, sunucular ve diğer yüksek performanslı elektronik bileşenlerin üretimi; çeşitli metallerin ve kritik minerallerin çıkarılmasını, işlenmesini ve küresel tedarik zincirleri aracılığıyla taşınmasını gerektiriyor. Teknolojinin hızla gelişmesi, daha yüksek performanslı donanımlara yönelik talebi de artırıyor. Kullanım ömrünü tamamlayan veya teknolojik açıdan yetersiz kalan cihazların yenilenmesi ise büyüyen elektronik atık sorununa katkıda bulunuyor. Yapay Zekânın Görünmeyen Çevresel Maliyeti EGE YİĞİT ERBİL Koç Üniversitesi Kimya, Bilgisayar Mühendisliği - ÇAP, Fizik – Yan Dal
Made with FlippingBook
RkJQdWJsaXNoZXIy MjIxMTc=